Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Yazılımcının İş Arama Serüveni

  Bu hikaye benim hakkımda. Çalıştığım şirketin şirket kültürü bozulunca yeni bir iş aramaya başladım. Hikaye mutlu sonla bitti ama süreç acılıydı. Zamanında masanın diğer tarafında da bulunduğum için iş arama sürecinde yaşadıklarımı not edip bir yazı yazmanın iyi fikir olacağını düşündüm. Bu yazı sistemli bir yazı olacaktı ama yaşadıklarım o iş görüşmesine ve o projeye özel olduğu için hiç de öyle olmadı. Ortaya karışık olarak bırakıyorum. Buradaki durumlar bana özel olduğu için genele uymayabilir. Sektörün kokusu burnunuza gelsin istedim. İngilizce mi basacağım düğmeye?— Leyla ile Mecnun dizisinden Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirindeki   yolun yarısına yaklaşırken, aklımda iş değiştirmek yokken, çalıştığım şirkette yönetim kadrosunun aldığı kararlar şirketteki en sevdiğim şeyi yani şirket kültürünü bozmuştu. Bu haliyle de şirkette çalışabilirdim ve hatta bu şirketten emekli olabilirdim. Ama bir “code monkey” olarak çalışmayı kabul edersem! Toplantılarda sesimi yükselttim, hakkımı aradım

Türkiye'de Yazılım Şirketi Açmak ve Çıldırmamak

Aklında bir fikir vardı. Piyasada bunu karşılayan yazılımlar vardı ama hepsi eksikti. Hayalindeki yazılım ürününe hiçbiri yaklaşamıyordu. Gördüğü kadarıyla piyasanın böyle bir ürüne ihtiyacı vardı. Kullanıcılar mevcut ürünlerden şikayetçiydi. Kendi ekibini toplayıp hayalindeki şirketi kurmaya niyetlendi. Rüzgarlara dikkat!- Francesco Ungaro -  Pexels İşinden istifa etmeden önce piyasa araştırmasını yaptı, rakip ürünleri inceledi. En önemlisi ekibini kurdu. Ürününün MVP hali için çalışmaları başlattı. Girişim kurmak ile ilgili birçok kitap ve blog okudu, podcastler dinledi. Girişimci birkaç kişinin çayını kahvesini içti. Öngörebildiği her şey için önlemini aldı ve istifa edip kendi yazılım şirketini kurdu. Şirket kurmak için gerekli süreçler düşündüğünden daha kolay geçti. Şirketin adı ve logosu zaten hazırdı. Şirket teknoparkta yerini almıştı. Kendisi etiketlere çok önem vermiyordu ama yine de LinkedIn’deki profiline “Founder of the …” ibaresini ekledi. MVP’nin ortaya çıkması hedefini

Koşsa da yetişemeyen yazılımcı

 Değişiyordu bildiği her şey. Toplantılardan, epostalardan, bitirmesi gereken işlerden başını kaldıramıyordu. Göz ucuyla baktığı yeni teknolojilerin sadece ismini biliyordu. Ne takım arkadaşları ne de çalıştığı şirket yeni teknolojilerle gerçekten ilgilenmiyordu. Havalı toplantılarda havalı mekanlarda havalı konulardan konuşup havalarını alıp geri dönüyorlardı. Photo by CARLOS PÉREZ ADSUAR ANTÓN from  Pexels İş ilanlarına baktı. Çalıştığı işten memnundu. Ama hangi teknolojiler rağbet görüyordu bakmak istedi. Canı sıkıldı. Udemy’den bir kurs aldı. Birkaç kere açtı kursu, sonra ilgilenemedi. Dönmesi gereken çarklar ve bitmesi gereken işler arasında sıkışmıştı. Zihinsel sermayesi her gün eriyordu. Böyle olmuyordu.  Yeni bir başlangıç yaptı. Kendisine bir hedef koydu. O yeni teknolojiyi öğrenecek ve aklındaki fikri gerçekleştirecekti. İlk günlerde planına uyamadı ama yılmadı. Her gün ama her gün bakıyordu o yeni teknolojiye. Bazen kitaptan, bazen videolardan bazen de dokümantasyondan deva

Hatayı yakalarken hayatı kaçıran yazılımcı

 Canlıda hata çıkmıştı. Hatayı bulmak için ekip tüm işi bırakmıştı, kırmızı bayrak kaldırılmıştı. Saatlerce uğraşmışlardı ve hatayı yakalamışlardı. İçten içe kızıyordu yöneticisine, acil işlere, kurallara uymayan ekip arkadaşlarına. Kendi projesi olsa böyle hatalar çıkmazdı. Hep yönetimden kaynaklı hatalardı bunlar. Farkında değildi ama projenin nasıl yönetilmesi gerektiğini düşündüğü kadar kendi hayatını nasıl yönetmesi gerektiğini düşünmemişti hiç! Photo by George Pagan III on  Unsplash Günlerden pazartesi. Sabah toplantısında kahvesini yudumlarken hafta sonunu iyi değerlendiremediğini düşünüyordu. Ne yapmıştı ki hafta sonunda? Ne eğlenebilmişti gönlünce ne de öğrenebilmişti istediği gibi! Toplantıda bitmesi gereken acil işlere yenileri eklenmişti. Çok istiyordu şu toplantılarda yeni teknolojiler konuşulsun, projeyi daha iyi hale getirmek için yapılacaklar tartışılsın. Olmuyordu işte. Bitmesi gereken işlerle dönmesi gereken çarklar arasında sıkışıyordu herkes. Paspasın altına teknik

Misafir Odasındaki Yazılımcı

 Yıllarını vermişti ayrıldığı şirkete. İşini severek yapmıştı ve bunun için cezalandırılmıştı. Şirketin vazgeçilmez elemanı olmaya çalışmamıştı hiçbir zaman. İstese de vazgeçilmez olamayacağını öğrenmişti şimdi. Çünkü o hep misafir odasındaydı! Misafir odasından Exit yapan yazılımcı — Photo by Hello I’m Nik on  Unsplash Şirketteki ilk günlerini hatırladı bir an. Ne kadar da mutlu olmuştu bu şirkete girdiğine. O zamanın en popüler teknolojisi kullanlıyordu şirkette. Maaş da iyiydi, çalışma ortamı da fena sayılmazdı. İşini sahiplenmişti. Kendi isteğiyle fazla mesai yapıyor, projede kullanılan teknolojileri öğrenmeye çalışıyordu.  Proje giderek büyüyor, kullanıcı sayısı artıyordu. Hiçbir zaman sıkılmaya vakti olmamıştı. Yazılım ekibine yeni arkadaşlar katılıyordu. Ekipten ayrılanlar da oluyordu. Proje konusunda en bilgili kendisi olmuştu zaman içinde. İstemese de yönetici rolüne geçmişti projede. Ama boş durmuyor her fırsatta kodlamaya devam ediyordu. Yoğunluktan proje ile ilgili doküman

Bir Uluslararası Yazılım Şirketinin Batış Hikayesi

 Güzel başlamıştı hikaye. Yazılımcılar mutlu, kullanıcılar memnundu. Sonra pandemi başladı. Sorun para değildi. Olmayan şey huzurdu… Durdurun hype trenini, inecek var kırık kalpler durağında  — Photo by Kelly Sikkema on  Unsplash Gerçek olamayacak kadar güzeldi çalışma ortamı. Yazılımcılara istedikleri eğitim ve donanım alınıyordu, personel arası hiyerarşik bir yapı yoktu, sorumluluğun yanında yetki de veriliyordu, esnek çalışma saatleri yazılımcılara göre esnekti, izin isteyen hiç kimse geri çevrilmiyordu, pandemiden önce bile uzaktan çalışma vardı. Ne oldu bu şirkete? Nazar mı değdi? Şirketin yazılım ürünü Türkiye’de doğmuştu. Ürün birçok ülkede hem kamu tarafından hem de özel sektör tarafından kullanılıyordu. Yazılım geliştirme ekipleri hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde bulunuyordu. Yazılımın argesi için gelen geri bildirimlerin çoğu Türkiye’den geliyordu. Yazılımın kalbi Türkiye’de atıyordu.  Koronavirüs pandemisi nedeniyle Türkiye’de kamu kuruluşları hizmet alımı ile aldıklar

Yazılım Projesine Başlarken Altın Kurallar: Ekip

 Bir fikri gerçeğe dönüştürmek ve canlı bir projeyi yürütmek için gereken en önemli şey ekiptir. Ben her şeye yeterim, alırım bilgisayarımı istediğimi yerden kodumu yazarım, iki tıkla dünyaya satış yaparım diyorsanız sakin olun. O iş öyle değil! Ekibin sırrı: ortak amaç — Photo by Tim Marshall on  Unsplash Yazılım projesi ekibi deyince aklınıza sadece teknik insanlar gelmesin. Bu işin pazarlaması, tahsilatı, muhasebesi, müşteriyle görüşmeleri, teknoparka sunulacak belgeleri, sosyal medya yönetimi, SEO ve ASO yönetimi, işe alımı gibi birçok yönü var.  Serdar Kuzuloğlu Girişimde en önemli konu bulaşıkları kimin yıkayacağıdır https://www.youtube.com/watch?v=b47lAQ7TzC8 Her insan farklıdır. Farklı alanlarda çalışmış, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan gelen kişileri ekibe dahil ederek bu farklılığı arttırmalısınız ve bu farklılıkları yönetmelisiniz. Kendinize benzer kişileri bir araya getirmek sizi rahat hissettirse de böyle bir ekipten farklı işler çıkarmalarını bekleyemezsiniz. Sizin

Yazılım Projesine Başlarken Altın Kurallar: Satış, Odak ve İnat

Ekip olarak şu anda yeni bir yazılım projesine başladık. Uzun zamandır geliştirmek istediğimiz hem bizim hem de başkalarının ihtiyacını çözecek bu proje için kolları sıvadık. Proje için fikirler havada uçuşurken acaba hangi prensiplere uysak da ilerleyen zamanlarda kafamızı duvarlara vurmasak diye düşünürken bu yazı serisi ortaya çıktı. Yeni bir yazılım projesine başlarken uyulması gereken birçok altın kural var, ben sadece birkaç tanesine değineceğim. O da var bu da var demeyin, bu yazının devamı gelecek inşallah. Bazen tek atımlık kurşununuz vardır (Photo by Erik Mclean from Pexels) Satış : Evet, bildiğimiz anlamda. Hayır, kodlamayı falan düşünmeyin. Bu yazılım ürünü satılır mı, bize gelir sağlar mı, bu ürünü kimlere satabiliriz, kim bu ürüne neden para verir/ne kadar para verir, bu ürüne benzer ürünler piyasada var mı, bu ürünün diğerlerinden farkı ne olacak …  Yazılımcıların evine ekmek götürmesi, sunucu ve lisans masrafları ile operasyonel maliyetlerin karşılanması için para gerek

Medikal Yazılım Projesinde Verinin yÖNEtiMİ

Yoğun bakımda yatan bir hastanın medikal verilerini cihaz ve sensörlerden (IoT) alıp bu verileri ekranda görüntülemek ne kadar zor olabilir ki? Biraz IoT, biraz CRUD ve şöyle güzelinden bir şablondan oluşturulmuş bir web arayüzü ile proje çalışır hale getirilir. Gerçekten mi? Mesela yani! Projede yaşadığımız ilk zorluk medikal cihazlardan veri almaktı. Hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde kullanılan çoğu medikal cihazlar eski ve üretimden kalkan cihazlar. Dolayısıyla üretici firmalar destek konusunda çok nazlılar. Yeni ve IoT özelliği olan medikal cihazların üreticileri ise lisans talep etmekte ya da şifreli iletişim gibi zorluklar çıkarabilmekteler. Siz de emin olun ki hangi sektör için çözüm geliştiriyorsanız o sektörün oyuncuları size zorluk çıkaracaklar! İlk zorluk insanların (şirketlerin) tutumuydu. İkinci zorluk ise yine aynı sebepten ama biraz daha teknik bir konu: cihazların bağlantı seçenekleri. RJ45, WiFi, RS232, RS485 ve Bluetooth gibi birçok bağlantı seçeneklerine sahip