Ana içeriğe atla

Yazılım Projelerinde Güvensizlik Nedenleri



Yazılımcıya güvenmeli mi, güvenmemeli mi? Yazılımcı ya işi beceremezse, ya fikrimi çalarsa, ya başka bir yerden teklif alınca kaçarsa? 

İşverene, yöneticiye güvenilmeli mi? Yönetici projeyi yanlış anladıysa, işveren aynı projeyi başkasına da yaptırırsa, bana sorumluluk verip imkan vermezlerse?



Bu yazıda paylaşacağım durumlar özellikle freelance çalışanların başına gelse de hemen hemen her yazılımcının meslek hayatında karşılaşabileceği durumlardır. Bu yazının içeriği sanayi dilinde ve biraz ortaya karışık oldu, çünkü durumlar karışık ve hoş olmayan durumlar. Bu yazı gerçek olaylara dayanmaktadır. (arka fonda korku filmi müziği)

Yazılım sektöründe yazılımcılara güvenmek bir projenin sağlıklı bir şekilde ayağa kalkabilmesi için gereklidir. Doğru ekibi kurup, ekibine güvenen bir proje yöneticisi için işin zor kısmı bitmiştir. Sektörde bazen yazılımcılara güvenilmediğini bazen de yazılımcıların yöneticilere (işveren, patron, proje yöneticisi, PM) güvenmediğini görüyoruz. Bu yazıda bunun nedenlerini açıklamaya çalışacağım.

Özellikle freelance dünyasında yazılımcıların projeleri bitirmemesi sorunu var. Bu sorun düşük ücret nedeniyle düşük motivasyondan, projedeki ihtiyacın hem yönetici hemde yazılımcı tarafından tam anlaşılamamasından, freelance çalışan yazılımcıların aynı anda birçok iş almasından kaynaklanıyor. Proje sahipleri freelance çalışanlara işi bitirme konusunda güvenemeyince aynı işi birkaç yazılımcıya verme yolunu seçebiliyorlar. Aynı iş üzerinde çalışanlardan en önce işi bitiren freelance yazılımcı parasını alırken diğer yazılımcılar harcadıkları emeğin karşılığını alamıyorlar.

Yurtdışında başlayan Türkiye’de hayatına devam eden projeler ile karşılaşabilirsiniz. Proje sahipleri biz projeyi yurtdışında geliştirdik, proje çok sistemli yazıldı diye yazılımcıları motive etmeye çalışırlar. Genellikle Hindistan’da yapılmaya başlanan bir proje iletişimin zorlaşması nedeniyle kendisini Türkiye’de bulur. Yazılımcı olarak böyle bir projeyle karşılaşırsanız hemen oradan kaçın. Ucuzluk göz önüne alınarak kaliteden uzak bir şekilde geliştirilmeye başlanan ve iletişim kazaları nedeniyle kullanıcı ihtiyacını karşılamayan bu tür projeler dipsiz kuyu gibidir. Emek harcarsınız ama karşılaştığınız hataları çözmeye harcadığınız zaman nedeniyle emeğiniz görünmez.

Yazılımcı olarak yeni bir işe girdiniz ya da bir proje aldınız. Yönetici sürekli önceki yazılımcıları kötülüyorsa dikkatli olun. Önceki yazılımcılar ne kadar süre sonra projeden kaçmaya başlamışlar, proje anlatıldığı gibi değil mi, projenin teslim tarihi nedir gibi soruların cevaplarını bulmaya çalışın. Önceki yazılımcılara güvenmeyen size de güvenmez.

Aşırı güvenme de büyük bir sorundur. Yazılımcıların tereddütlerini “sen yaparsın koçum” ile karşılayan yöneticiler sorunların motivasyon ile çözülebileceğini düşünürler. Bu yöneticiler aynı zamanda proje teslimi yaklaştığında yazılımcıları fazla mesaiye bırakmaya meyillidirler. Bir yazılımcı olarak sorduğunuz sorulara cevap verilmiyorsa, cevap yerine gaz alıyorsanız yöneticinin projeyi anladığına güvenmeyin.

Yönetici kadrosunun şımarıklığı nedeniye ölü doğan projeler için yazılımcıları heba etme yüzünden yazılımcılar sıfırdan başlayan projelere şüphe ile bakıyorlar. Yönetici kadrosu toplantıda kulağa hoş gelen bir fikrin piyasada tutup tutmayacağını araştırmadan, kullanıcı ihtiyaçlarını anlamaya çalışmadan 3-5 kişilik bir yazılımcı iş ilanı açıp, yeni yazılım ekibi toplayıp, ölü doğacak projeyi gerçekleştirmeye çalışabilir. Yeni iş bulmanın heyecanı ile projenin gerçek hayattaki yerini sorgulamayan yazılımcı, projenin bir PowerPoint sunumu olarak hayatını sonlandırmasını görünce yeni proje için açılan iş ilanlarına karşı önyargı olarak güvensizlik hisseder.

Önce para sonra kod, önce kod sonra para! Freelance işlerde proje tesliminde yazılımcının emeğinin karşılığını almak istemesi, işverenin parasının karşılığını almak istemesi normaldir. İşin bitiminde yaşanacak tatsız bir olay iki tarafta da sonraki projeler için güvensizlik oluşturacaktır. Freelance işlerde arabuluculuk yapan platformların komisyon oranlarının yüksek olması da bu soruna katkı sağlamaktadır. Bu problemin çözümünü bilen varsa gelsin bu tarafa.

Sunucu firmalarından kaynaklanan hataların yazılımcıların beceriksizliği olarak algılanması bir diğer güvensizlik kaynağıdır. Sunucu firmalarının sorun bizde değil sizin kodlarınızda açıklamaları nedeniyle aslında suçsuz olan yazılımcılar günah keçisi ilan edilirler.

Proje yöneticisinin aldığı bazı riskli kararların yazılım ekibine mal edilmesi karşılaşılan diğer bir durumdur.. Örneğin her saat başı veri tabanının yedeğinin alınmasına karşı çıkıp günde sadece bir kez yedek alınmasına karar veren proje yöneticisi, veri kaybı yaşanması durumunda üst yönetime yazılımcıları şikayet edebilir.

Yazılımcı monitör isteyince alınmaması, en güçlü bilgisayarın patrona alınması gibi maddiyat ile ilgili kararlarda yazılımcıya verilen değer göz önüne çıkar. Bu durumda olan bir yazılımcı büyük ihtimalle piyasa şartlarından düşük seviyede bir maaş alıyordur. Bu yazılımcı kendini güvende hissetmeyeceğinden iş arayışına devam eder.

Ya fikrimi çalarsa! Aman veri tabanımı görmesin! Sunucunun parolasını veremem! Sen arkadaşa dosyaları gönder, o sunucuya yükler! O dosyadaki kodlarda bizim işin know how’ı var, sana gösteremeyiz! Telefonlara sen bakma, cep telefonundan kimseyi arama. Bu yazılımcıyla pek bir şey paylaşmayalım, toplantılara çağırmayalım, nasıl olsa 6 ay sonra bu da çeker gider. Bu tür cümleleri duyduğunuz işyerinde personele geçici gözle bakıldığından kimseye güvenmezler.

Doğrucu Davut olan yazılımcıların sevilmemesi de bir diğer sorundur. Teknik bir iş için; o iş çok uzun sürer, öyle bir özelliği geliştiremeyiz diyen bir yazılımcıyı kimse sevmez. İsterler ki yazılımcı herşeyi yaparız desin, bir haftaya bitiririz desin. Teknik konularda doğruları söyleyen yazılımcıyı kendini beğenmiş egolu bir şahıs olarak gören yöneticiler yazılımcıya güvenmez, yazılımcının yalan söylediğini düşünür.

Her gelen yazılımcı bu kod kötü baştan yazalım, düzeltelim diyor, yalancılar! Bizim kodlarımız güzel sen anlamıyorsun! Teknik konularda bilgili olduğunu zanneden bir yönetici böyle cümleler sarf edebilir. Bu tür yöneticiler yazılımcılara güvenmezler, kendi bilgisizliklerini çalışanlarına olumsuz davranarak saklamaya çalışırlar.

Çalışsın yeter kararlarının projenin büyümesiyle patlamaya başlaması ve bu kötü kararların yazılımcılara mal edilmesi sık görülen bir durumdur. Proje büyümemişken gerekli düzeltmelerin ve mimari değişikliklerin yapılmasına karşı çıkan yöneticiler, proje büyüyünce ortaya çıkan hataların ve performans kayıplarının sorumlusu olarak yazılımcıları gösterirler. Mevcut çalışan yazılımcıların bir kısmı işten çıkarılır yerlerine daha becerikli yazılımcılar alınır. Ancak yeni yazılımcılar da aynı konularda düzeltmeler yapılmasını söylerler. Proje çıkmaza girer, başarısız olur. Yine eski yazılımcılar suçlanır. Ve bu hikayede herkes mutsuz olur.

Plaza dili ile bol teknik terimlerle konuşarak kendini bilgili göstermeye çalışan, bir konuda tecrübesi olmadığı halde tecrübesi varmış gibi davranan, sürekli iş aramaya devam eden, eğitimlerle tecrübe kazandıktan sonra kaçan, part time iş alıp gündüz işe uykusuz gelen, başka bir yerden iş teklifi gelince habersiz kaçan, proje teslimi yaklaşınca kaybolan, teknik konularda yalan söyleyen yazılımcı arkadaşları saygıyla anıyorum. Bunlar yüzünden biz yazılımcılara olan güven zedeleniyor.

Güven ilişkisi için şeffaf bir iletişim sağlanmalıdır. Proje başarısız olduğunda sorun tek bir tarafta değil tüm taraflarda aranmalıdır. Kişileri suçlamaktan ziyade projede neyin yanlış gittiği araştırılmalıdır ve bu yanlışlardan ders alınmalıdır.

İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Uluslararası Yazılım Şirketinin Batış Hikayesi

 Güzel başlamıştı hikaye. Yazılımcılar mutlu, kullanıcılar memnundu. Sonra pandemi başladı. Sorun para değildi. Olmayan şey huzurdu… Durdurun hype trenini, inecek var kırık kalpler durağında  — Photo by Kelly Sikkema on  Unsplash Gerçek olamayacak kadar güzeldi çalışma ortamı. Yazılımcılara istedikleri eğitim ve donanım alınıyordu, personel arası hiyerarşik bir yapı yoktu, sorumluluğun yanında yetki de veriliyordu, esnek çalışma saatleri yazılımcılara göre esnekti, izin isteyen hiç kimse geri çevrilmiyordu, pandemiden önce bile uzaktan çalışma vardı. Ne oldu bu şirkete? Nazar mı değdi? Şirketin yazılım ürünü Türkiye’de doğmuştu. Ürün birçok ülkede hem kamu tarafından hem de özel sektör tarafından kullanılıyordu. Yazılım geliştirme ekipleri hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde bulunuyordu. Yazılımın argesi için gelen geri bildirimlerin çoğu Türkiye’den geliyordu. Yazılımın kalbi Türkiye’de atıyordu.  Koronavirüs pandemisi nedeniyle Türkiye’de kamu kuruluşları hizmet alımı ile aldıklar

Uluslararası Yazılım Firmasında Çalışmak

Türkiye merkezli 5 ülkede ofisi olan 50’den fazla mühendisi bulunan ve müşterileri hariç 8 farklı milliyetten kişiler bulunan bir yazılım firmasında yaklaşık 11 aydır çalışmaktayım. Bu süreç boyunca hem çalıştığım şirkette hem de iletişimde bulunduğum diğer uluslararası şirketlerde gözlemlediğim noktaları paylaşmak istedim. Buradaki görüşlerim tamamen kişiseldir ve firmadan firmaya değişebilir. Eleştiriyi önce en günahsız olanınız yapsın! Photo by Kyle Glenn on Unsplash İşe giriş ve mülakat süreçleri zor. İş ilanlarını mantıklı ve açıklayıcı olarak açılıyorlar. Öyle her şeyden anlayan süper yazılımcı aramıyorlar. Şirketin ihtiyacını göz önüne alarak ve her yazılımcının şirkette kullanılan teknolojileri bilemeyeceğini göz önüne alınarak iş ilanını açılıyor. Özgeçmişimde yazan her kelime ile ilgili sorguya çekildim. Başvurduğum pozisyon için gereken yeteneklerle ilgili zor sorular soruldu. Nasıl yaptılar bilmiyorum ama şirket kültürüne uyumumu ve iletişim yeteneğimi de ölçmüşler. Açık

Kamuda Yazılımcı Ol(ma)mak

Yazılımcı olarak 8 yıl kamuda, 2 yıl özel sektörde çalıştım. Bir yandan da freelance olarak çalıştım. Yurtdışındaki firmalarla da güzel yurdumun esnafıyla da çalıştım. En garip manzara bence kamudaki yazılım manzarası. Şu anda bir kamu kurumu için geliştirilen yazılım projesini yönetiyorum. Girdiğim toplantılarda, aldığım e-postalarda, yaptığım telefon konuşmalarında eski kamu anılarım depreşti. Kağıtların arasında hayalleri yıkılmış bir yazılımcı bulabilirsiniz Kamuda çalışırken hem benim hem de arkadaşlarımın başına gelen olaylardan ve şu anda kamuda çalışmaya devam eden tanıdıklarımdan aldığım bilgilerle, kamudaki yazılım dünyasını size sanayi diliyle aktarmaya çalışacağım. Bu yazı şahsi görüşlerimi içerir. Yine de kamuda 8 yılın yeterince objektif bir bakış açısı sunacağını düşünüyorum. Kamuya yazılım projesi geliştirirken karşılaşabileceğiniz durumlar: Bir kamu kurumu ile görüşmeye başlamak için bağlantı gerekir. Kamu kurumuna “sizin şöyle bir ihtiyacınız var ben bunu çözen yazılı