Ana içeriğe atla

Yazılımın Ürün Olabilmesi İçin

Küçük bir yazılım firmasının veya startup firmasının yönetimi, kodlama yaparken karşılaşabileceğiniz zorluklar ve kullanıcı ile iletişim gibi birçok farklı konuya değineceğim. İçeriği bol ve karışık bir yazı sizi bekliyor.


Marka belgesi bir köşede durmalı. İşinizi iyi yapıyorsunuz ve büyümeye başladınız. Henüz tescillettirmediğiniz markanızı başkası tescillettirip size satmaya çalışabilir. Böyle bir piyasa var, dikkatli olun.

Alan adınızın birbirine benzer hallerini ve değişik uzantılı hallerini satın alın. Böylece yazım hataları ya da benzer kelimeler ile yanlış yönlenen trafiği kendi sisteminize çekersiniz. Ayrıca mikro servis, veri tabanı, CDN, yedek sistemler gibi kullandığınız yapılara bu alan adlarını vererek adres yönetimini kolaylaştırabilirsiniz.

İnternet sitenizi, sosyal medya hesaplarınızı ve blogunuzu güncel tutun. Bu hem kullanıcılarda güven oluşturur hem de arama sonuçlarında üst sıralara çıkmanızı sağlar. Size gelen mesajları her zaman uygun bir dille cevaplandırmaya çalışın.

Pazarlamada sürekli aktif olun. Satış ortakları edinin, kampanyalar düzenleyin, indirim kuponları dağıtın, özel günleri boş geçmeyin. Komisyon vermekten çekinmeyin. Paranın hepsini siz alamazsınız. Kazan-kazan ilişkileri kurun.

Reklamları ölçün. Reklama verdiğiniz parayı ve karşılığında aldıklarınızı sürekli ölçün. Körlemesine reklam yapmayın. Broşür, kartvizit ve promosyon ürünler yaptırırken bunların gerçekten gerekli olup olmadığını iyi düşünün.

Muhasebe, vergi, istisna ve teşviklerden faydalanma, eFatura, sigorta gibi hususlarda gelişmeleri takip edebilecek ve size yol gösterebilecek muhasebecilerle ve danışmanlarla çalışın. Bu kişilere sanki sizin firmanızın bir personeliymiş gibi bir gözle bakın.

Müşteri temsilcisi, destek ekibi gibi farklı sıfatlara sahip olan kullanıcılarınız ile birebir iletişime geçen başarılı bir ekibe ihtiyacınız var. Bu ekibin motivasyonunu sürekli iyi düzeyde tutmak ve bu ekibe gerekli yazılım ve donanım araçlarını temin etmek sizin göreviniz. Yazılım ekibi ile destek ekibi arasındaki iletişim sağlıklı olmalıdır.

Rakiplerinizi izleyin ama kendi yolunuzu çizin, kopyacı olmayın. Önemli olan kullanıcının ihtiyacını anlayabilmek ve bu ihtiyacı karşılamaktır. Başka bir firmanın ürününü ihtiyacı anlamadan taklit etmek başarı getirmiyor.

Öğrenmeye devam. Danışmanlık alın, eğitime bütçe ayırın, bunlardan kaçınmayın. Büyüyen veri tabanınızın yavaşlaması sorununu bir türlü çözemediyseniz bu konuda tecrübeli birilerine danışma zamanınız gelmiş demektir. Eğitim için birçok seçenek mevcut. Udemy gibi platformlardan alacağınız eğitim setleri bile personelinizin motivasyonunu artıracaktır.

Asıl işiniz güven satmak. Kurnazlık yapmak, günü kurtaran çözümlere yönelmek, tutulamayacak sözler vermek işinize zarar verir. Emin olun kötü niyet taşıyan işleri insanlar teknik bilgileri olmasalar bile anlıyorlar.

İstekleri önceliklendirin. Kullanıcılar her şeyi ister. Onlara göre her şey ihtiyaçtır ve her şey acildir.  Size gelen isteği duygusal olarak değil mantıksal olarak değerlendirin, yazılım ürününüzün ana alanı dışına çıkmamaya çalışın. Bu isteğin tüm kullanıcılar için gerekli olup olmadığını, bu isteği yapmanızın ne kadar kaynak istediğini ve karşılığında ne alacağınızı iyi tartın. Yazılımınıza koyduğunuz özelliklerin kullanılmasını mutlaka ölçün. Web, mobil ve masaüstü uygulamalarda kullanılan birçok ölçüm aracı var. Geliştirmeye karar verdiğiniz bir özelliği basitten karmaşığa doğru geliştirin. Kullanılmayan veya az kullanılan özellikleri kaldırın.

Hataları önceliklendirin. Hangi hatanın önce çözülmesi gerektiğini yalnızca siz değil ekibiniz de bilmelidir. Hata önceliklendirmesi için kurallar koyun. Örneğin tüm sistemin işleyişini yavaşlatan bir hata mı önemli yoksa bozuk veri oluşturan hata mı? Bunun soruyu ekipteki herkes aynı cevaplamalıdır.

Geliştirme, test ve ürün (product) ortamlarının olması gerekmektedir. Bazı kullanıcıların acil ihtiyaçlarına cevap verebilmek için küçükte olsa bir yedek ortamına sahip olmalısınız. Geliştirme ortamınız ürün ortamıyla aynı mimariye sahip olmalıdır.

Farklı bölgelerde farklı sunucuların bulunması bir zorunluluktur, bundan kaçamazsınız. Sunucu barındırma (hosting) firmalarına güvenmeyin. Hosting firmaları kesinti olduğunda size haber vermezler (evet tüm hostinglerden bahsediyorum), siz (monitoring) kullanıcılarınızdan öğrenirsiniz. Bu yüzden farklı bölgelerde sunucularınız olmalı ve yük dengeleyici sistemlerle trafiği uygun sunuculara yönlendirmelisiniz. Bunun bir avantajı da parçalı şekilde güncelleme yapmanıza ve ABC testleri yapmanıza imkan sağlamasıdır.

Test edin. refactoring, yeni teknoloji mi eski kodlar mı, kullanıcı girdilerine asla güvenme , bugtracer, logging, ticket açma, kullanıcı hatalarını iyi dinleyin, sebebi farklı olabilir, yalan söyleyebilirler, browser farkları

Tahmininizi seveyim, ölçekleme tuzağına düşmeyin. Siteye çok trafik gelir, mikro servis ve container kesin olmalı, veri tabanı hızlı büyür diye gidip en pahalı hostinge parayı gömmeyin.

Ücretlendirme çok ucuz olmamalıdır. Bu kullanıcıların gözünde kalitesiz ürün algısı oluşturuyor. Ürününüzün olgunlaşması için, piyasadaki ihtiyacı doğru tespit edebilmek amacıyla geribildirim için ücretsiz kullandırma seçeneğini düşünün. Ne yaparsanız yapın döviz sizi etkileyecek, ücretlendirmeyi bunu düşünerek yapın. Dövizdeki değişiklikler nedeniyle yılın başında ve sonundaki maliyetler arasında uçurum olabilir.

Büyük veri, büyük trafik görünmeyen sorunları ortaya çıkarır. Bu doğal bir süreçtir. Karşınıza yeni çıkan problemleri çözmek için mimari değişiklikler yapmak gerekebilir, bunu iyi değerlendirin ve ertelemeyin. Başarı yakalayan ve artan kullanıcı sayısını kaldıramadığı için başarısız olan bir çok yazılım ürünü mevcut.

Yedek donanımınız her zaman olmalıdır. Firmanızın küçükte olsa bir donanım stoğu olmalıdır. Cumartesi günü bozulan bir monitör işinizin verimliliğini etkilememelidir. Birden çalışmayı bırakan bir IP telefonu en kısa zamanda değiştirebilmeniz gerekmektedir.

Ürününüzün ana konusu dışında kalan işleri başkalarına yaptırın (outsourcing). Eski kalan web sitenizi tasarım konusunda profesyonel olan bir firmaya yaptırabilirsiniz. Eğer ben yaparım diyorsanız zamanınızın ne kadar değerli olduğunu değerlendirin.

Maalesef gösteriş her şey. Kültürümüz nedeniyle bina, ofis, mal-mülk görme çılgınlığı yaşıyoruz. İnsanlar bina, ofis görünce rahatlıyor nedense. Bu görsel algı meselesini koz olarak kullanan birçok firma var. Bu nedenle çalıştığınız mekan her zaman ziyaretçiler gözünde olumlu etki bırakacak şekilde düzenli ve temiz olmalı, göze hoş gelmelidir.

Yazılım ürününüz kendisini anlatabilmelidir. Arayüz kullanımı kolay ve açık olmalıdır. Yazılım kullanıcıyı doğru yönlendirmelidir. Kullanıcı yardım bilgilerine yazılım üzerinden erişebilmelidir. Yardım belgeleri güncel olmalıdır. Yardım belgelerinde video ve resimlerin kullanımı size gelecek olan telefon ve e-posta trafiğini önemli ölçüde azaltacaktır.

IP telefon olmazsa olmazlardan biri haline geldi. IP santrallerin verdiği imkanlar ile telefonu istediğiniz numaraya yönlendirebilir, telesekreter ile belirli saat aralıklarında otomatik cevaplama yaptırabilirsiniz. IP telefon ile sizi kimin aradığını ve daha önceki aramalarda kullanıcınızın nasıl taleplerde bulunduğunu IP telefon yazılımlarıyla öğrenebilirsiniz.

Duyuru sisteminiz olsun. Bu pazarlama için de bir kesinti olduğunda haber vermek için de kullanılabilir. Duyuru yapabilmek için uygulama içi bir sistem ve ayrıca e-posta ve SMS sistemi geliştirin. Kullanıcılarınıza bir hata veya kesinti esnasında önce siz ulaşın.

Büyük firmaların her dediğine inanmayın. Özellikle bu büyük firmalar rakipleriniz ise sizi yanlış yönlendirmek için size kasıtlı olarak yanlış bilgi verebilirler. Büyük görünmek için büyük rakamlar söyleyebilirler. Siz rakiplerinizi değil kullanıcılarınızı anlamaya çalışın. Bazen büyük firmaların dikkatlerini çekmemek daha iyi bir yöntemdir. Çünkü sizin onlar kadar reklam bütçeniz olmayabilir, onlar kadar sektörde söz sahibi olmayabilirsiniz.

Çalışan mutluluğu işinize yansır. Doğru ekip ve doğru kararlar ile işiniz kaliteli ve hızlı bir şekilde gelişir. Ekibinize yeni personel kazandırmak sürekli aklınızın bir köşesinde olmalıdır. Stajyerler ve üniversite öğrencileri ile sürekli iletişim halinde olun. Çalışanlarınızın haklarını verin. Onlara tutamayacağınız sözler vermeyin. Ekipte hızlı bir şekilde değişim oluyorsa, insanların neden sizi terkettiğini öğrenin ve bunu düzeltin. Emeğe değer verin.

Seyahat edeceksiniz bundan kaçış yok! Şehir şehir, ülke ülke gezeceksiniz. Eğer böyle yapmıyorsanız işiniz büyümüyor demektir. Yurt dışına ürününüzü satmayı düşünmüyorsanız bile yatırım alabilemek için yurt dışına gitmelisiniz.

İngilizce olmazsa olmaz. İnsanlar karşısında sunum yapabilecek kadar ingilizceniz olmalıdır. Ürününüzü yabancı yatırımcılara anlatabilmelisiniz.

Teknoloji gündemini takip edin. Girişimciler, başarılı kurucuları, CEO'ları takip edin. Etkinlere her zaman göz atın ama etkinlik hastası olmayın. Yeni çıkan teknolojilerin mevcut ürününüze ne gibi faydalar sağlayacağını düşünün.

Akıl vermek hoştur ama ... Ücretsiz ve gereksiz danışmanlık yapmayın. Fikirlerle size gelirler, yeni çıkan teknolojiler hakkında saatlerce konuşurlar. Ürününüze katmanız gereken özellikleri size açıklarlar. Bunun gibi hoş muhabbet tuzakları ile dolu bir meslek hayatınız olacak. Zamanınızın değerli olduğunu unutmayın. Sizden yardım isteyen kişileri, danışmanlık işini profesyonel olarak yapan kişilere yönlendirin. Hayır demeyi bilin.

Biraz karışık anlattım. Bu yazıdaki bazı konuları daha sonra ayrı birer yazı olarak yayınlayacağım.

Yazının kaynağı: https://medium.com/@emremert117/k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk-bir-yaz%C4%B1l%C4%B1m-firmas%C4%B1n%C4%B1n-veya-startup-firmas%C4%B1n%C4%B1n-y%C3%B6netimi-kodlama-yaparken-344c319744a1

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Uluslararası Yazılım Şirketinin Batış Hikayesi

 Güzel başlamıştı hikaye. Yazılımcılar mutlu, kullanıcılar memnundu. Sonra pandemi başladı. Sorun para değildi. Olmayan şey huzurdu… Durdurun hype trenini, inecek var kırık kalpler durağında  — Photo by Kelly Sikkema on  Unsplash Gerçek olamayacak kadar güzeldi çalışma ortamı. Yazılımcılara istedikleri eğitim ve donanım alınıyordu, personel arası hiyerarşik bir yapı yoktu, sorumluluğun yanında yetki de veriliyordu, esnek çalışma saatleri yazılımcılara göre esnekti, izin isteyen hiç kimse geri çevrilmiyordu, pandemiden önce bile uzaktan çalışma vardı. Ne oldu bu şirkete? Nazar mı değdi? Şirketin yazılım ürünü Türkiye’de doğmuştu. Ürün birçok ülkede hem kamu tarafından hem de özel sektör tarafından kullanılıyordu. Yazılım geliştirme ekipleri hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde bulunuyordu. Yazılımın argesi için gelen geri bildirimlerin çoğu Türkiye’den geliyordu. Yazılımın kalbi Türkiye’de atıyordu.  Koronavirüs pandemisi nedeniyle Türkiye’de kamu kuruluşları hizmet alımı ile aldıklar

Uluslararası Yazılım Firmasında Çalışmak

Türkiye merkezli 5 ülkede ofisi olan 50’den fazla mühendisi bulunan ve müşterileri hariç 8 farklı milliyetten kişiler bulunan bir yazılım firmasında yaklaşık 11 aydır çalışmaktayım. Bu süreç boyunca hem çalıştığım şirkette hem de iletişimde bulunduğum diğer uluslararası şirketlerde gözlemlediğim noktaları paylaşmak istedim. Buradaki görüşlerim tamamen kişiseldir ve firmadan firmaya değişebilir. Eleştiriyi önce en günahsız olanınız yapsın! Photo by Kyle Glenn on Unsplash İşe giriş ve mülakat süreçleri zor. İş ilanlarını mantıklı ve açıklayıcı olarak açılıyorlar. Öyle her şeyden anlayan süper yazılımcı aramıyorlar. Şirketin ihtiyacını göz önüne alarak ve her yazılımcının şirkette kullanılan teknolojileri bilemeyeceğini göz önüne alınarak iş ilanını açılıyor. Özgeçmişimde yazan her kelime ile ilgili sorguya çekildim. Başvurduğum pozisyon için gereken yeteneklerle ilgili zor sorular soruldu. Nasıl yaptılar bilmiyorum ama şirket kültürüne uyumumu ve iletişim yeteneğimi de ölçmüşler. Açık

Kamuda Yazılımcı Ol(ma)mak

Yazılımcı olarak 8 yıl kamuda, 2 yıl özel sektörde çalıştım. Bir yandan da freelance olarak çalıştım. Yurtdışındaki firmalarla da güzel yurdumun esnafıyla da çalıştım. En garip manzara bence kamudaki yazılım manzarası. Şu anda bir kamu kurumu için geliştirilen yazılım projesini yönetiyorum. Girdiğim toplantılarda, aldığım e-postalarda, yaptığım telefon konuşmalarında eski kamu anılarım depreşti. Kağıtların arasında hayalleri yıkılmış bir yazılımcı bulabilirsiniz Kamuda çalışırken hem benim hem de arkadaşlarımın başına gelen olaylardan ve şu anda kamuda çalışmaya devam eden tanıdıklarımdan aldığım bilgilerle, kamudaki yazılım dünyasını size sanayi diliyle aktarmaya çalışacağım. Bu yazı şahsi görüşlerimi içerir. Yine de kamuda 8 yılın yeterince objektif bir bakış açısı sunacağını düşünüyorum. Kamuya yazılım projesi geliştirirken karşılaşabileceğiniz durumlar: Bir kamu kurumu ile görüşmeye başlamak için bağlantı gerekir. Kamu kurumuna “sizin şöyle bir ihtiyacınız var ben bunu çözen yazılı